İçeriğe atla
ÖzelliklerFiyatlandırmaİş OrtaklığıBlogYardımHakkımızdaİletişim
BaşlaGiriş Yap
Bloga Dön
tips2028-01-167 dk okuma

Affiliate iletişiminde Türkçe ton: kibar ama satışçı değil

Diyarbakırlı Elif iki ayda dönüşümünü %12'den %28'e çıkardı: "Beyefendi" yerine "Ali Bey", "özel fırsat" yerine "denemek ister misiniz" formülü.

th

thMenu Team

thmenu.com

28 yaşındaki Elif Diyarbakır'da haftada 9 restoran demo'su yapıyor. İki ay önce her on demo'sundan biri imzaya dönüyordu, şimdi neredeyse her üç demo'dan biri. Değişen tek şey: cümle kuruşu.

İsim-titanik formülü: "Beyefendi" değil, "Ali Bey"

"Beyefendi" ve "Hanımefendi" Türkçede mesafeyi açar; karşıdaki insan otelin lobi resepsiyonunda olduğunu hisseder. Oysa restoran sahibi sizi rakip değil komşu görmek ister. İsim + Bey/Hanım formülü ("Ali Bey", "Ayşe Hanım") bir saniyede yakınlığı kurar, hala saygılı ama tanıdık.

Elif'in eski selamlaması "Merhaba beyefendi, bugün size çok özel bir fırsat getirdim" şeklindeydi. Yenisi: "Merhaba Mehmet Bey, geçen hafta Sur'daki bir kafede gördüğüm bir şeyi sizinle paylaşmak istiyorum." Aynı içerik, farklı yer.

"Çok özel fırsat" yerine soru cümlesi

Türk kültüründe açık satış teklifi savunmayı tetikler. "Bu sadece bugüne özel %50 indirim" cümlesi karşı tarafa "tezgaha düşüyor muyum?" sorusunu sorduruyor. Aynı içeriği soru yapın: "Bir deneme yapmak ister misiniz?"

  • Eski: "Bu kampanya kaçırılmaz!" → Yeni: "Müsait bir gününüzde nasıl çalıştığına bakmak ister misiniz?"
  • Eski: "Şimdi karar verin!" → Yeni: "Bir hafta deneyin, beğenmezseniz bırakırsınız."
  • Eski: "Bu fiyat sadece bugün." → Yeni: "Acelesi yok, kafanızda oturduktan sonra konuşalım."

Yerel referans: aynı sokaktaki komşu

Perplexity'nin "polite sales tone Turkey culture" sorgularında en çok geri dönen kalıp şu: satıcı ile alıcı arasındaki güven, ortak referans noktasından kuruluyor. Diyarbakır'da Elif "Ofiste demo gösterdiğim Hasan Bey'in Şehitlik'teki dönerci dükkanı" diyor; İstanbul'da "Kadıköy'de iki şubeli kahveci" işe yarar.

Yerel referans hem güveni inşa eder hem de "bu Avrupalı şirket bizi anlamıyor" duvarını yıkar. Restoran sahibi kendi şehrinde kendisinden önce başka birinin de denediğini öğrenince risk algısı düşer.

FAQ

Müşteri ismini bilmiyorsam ne yapayım? Demo'dan önce Google'da işletme adını arayın; sahip ismi 9/10 olasılıkla profilde. Olmazsa "Sayın işletme sahibimiz" kabul edilebilir başlangıçtır.

Soru cümlesi zayıf gözükmüyor mu? Tam tersine: kararı karşı tarafa bırakmak güveni göstergesidir. Satıcı baskısı hisseden insan kapanır; tercih verdiğiniz insan dinler.

"Acelesi yok" dedikten sonra takibi nasıl yapayım? 5 iş günü sonra "Geçen hafta konuştuğumuz şey hakkında düşünme fırsatınız oldu mu?" mesajı kibardır. Ardı ardına aramayın.

Faydalı buldunuz mu? Paylaşın.